Analistler, İsrail-İran geriliminin Türkiye'nin zararına bölgesel enerji koridorlarını yeniden şekillendirebileceği konusunda uyardı
Amerika Birleşik Devletleri arasında artan gerilim, İran Ve İsrail Türk analistler krizin Türkiye'nin stratejik enerji ve ticaret hedeflerini doğrudan tehdit edebileceği uyarısında bulunurken, bu durum Hürmüz Boğazı merkezli daha geniş bir jeopolitik çatışmaya ilişkin korkuları körüklüyor.
Güvenlik kaynakları ve enerji uzmanları, Körfez'de artan istikrarsızlığın artık yalnızca İran-İsrail çatışmasıyla ilgili olmadığını, gelecekteki enerji rotalarının, lojistik koridorlarının ve bölgesel ekonomik nüfuzun kontrolüne yönelik daha geniş bir mücadelenin parçası olduğunu iddia ediyor.
Yıllardır kendisini Asya, Orta Doğu ve Avrupa'yı birbirine bağlayan önemli bir geçiş merkezi olarak konumlandıran Türkiye için bu tartışma giderek daha önemli hale geliyor.
Türkiye'nin Bölgesel Enerji Rolü Baskı Altında
Türk enerji analisti Altuğ Karataş'a göre, son gerilimler Türkiye'yi bypass edecek alternatif enerji koridorları oluşturma çabalarını hızlandırabilir.
Karataş, İsrail'in, Körfez enerji kaynaklarını İsrail kontrolündeki altyapı yoluyla doğrudan Akdeniz'e bağlayan planları güçlendirmeye çalıştığını ve bu durumun Türk transit projelerinin stratejik önemini azalttığını savunuyor.
Karataş, “Hürmüz çevresinde gerilim ne kadar artarsa, mevcut enerji ulaşım sistemlerinin kırılgan olduğu algısı da o kadar artıyor” dedi. “Bu, alternatif koridorlara olan ilgiyi artırıyor ve Türkiye merkezli ticaret ve enerji projelerini zayıflatabilir.”
Analistler, Ankara'nın boru hatları, LNG altyapısı ve Kafkaslar ve Orta Asya'dan Avrupa'ya uzanan ulaşım koridorları aracılığıyla bölgesel bir enerji merkezi olma yolunda büyük yatırımlar yaptığını söylüyor.
Bu nedenle Körfez enerji lojistiğindeki herhangi bir yeniden yapılanma Türkiye açısından önemli jeopolitik ve ekonomik sonuçlar doğurabilir.
Doğu Akdeniz'de gerginlikler artarken Türkiye yeni deniz alacakları kanununu hazırlıyor
Kritik Altyapılara Saldırı Korkusu
Uyarılar, normalde küresel petrol ve LNG sevkiyatının kabaca beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı çevresinde askeri gerilimlerin artmaya devam ettiği bir dönemde geldi.
Uzmanlar, daha geniş bir bölgesel çatışmadaki potansiyel hedeflerin petrol tankerleri, LNG terminalleri, ihracat tesisleri ve hatta küresel internet trafiğinin büyük bir kısmını taşıyan deniz altı fiber optik iletişim kablolarını içerebileceğini söylüyor.
Eski BOTAŞ Genel Müdürü Gökhan Yardım, Körfez'in enerji altyapısına yönelik saldırıların hem çevresel hem de ekonomik felaketi tetikleyebileceği uyarısında bulundu.
Yardım, “İhracatın durması nedeniyle İran'ın depolama tesisleri tamamen dolarsa üretimin durması gerekebilir” dedi. “Bu vanalar kapandıktan sonra tam üretim kapasitesinin yeniden sağlanması yıllar alabilir.”
Körfez'deki enerji altyapısına yönelik herhangi bir büyük saldırının, küresel piyasalar için “kıyamet günü senaryosu” olarak tanımladığı durumu tetikleyebileceğini de sözlerine ekledi.
Petrol Piyasaları Yüksek Hassasiyetini Sürdürüyor
Hürmüz çevresinde yaşanan son askeri olaylar, petrol fiyatlarını şimdiden keskin bir şekilde yükseltti ve küresel finans piyasalarındaki oynaklığı artırdı.
Yatırımcılar, uzun süreli aksamaların dünya çapında, özellikle de Türkiye gibi enerji ithal eden ekonomilerde enflasyonist baskıları yeniden alevlendirebileceğinden endişe ediyor.
Türkiye enerji ihtiyacının büyük çoğunluğunu ithal ediyor, bu da onu petrol ve doğal gaz fiyatlarındaki sürekli artışlara karşı oldukça savunmasız kılıyor.
Artan enerji maliyetleri enflasyon, cari açık ve Türk lirası üzerinde ek baskı oluşturarak Ankara'nın daha geniş ekonomik istikrar programını zorlaştırabilir.
İsrail Medyası, Hamas Operatörlerinin Gelecekteki Saldırılar İçin Türkiye'de Eğitim Aldığını İddia Ediyor
Jeopolitik Rekabet Yoğunlaşıyor
Son iddialar aynı zamanda Doğu Akdeniz ve Körfez bölgelerinde gelecekteki ticaret ve lojistik rotaları üzerinde yoğunlaşan rekabeti de yansıtıyor.
Türkiye, son yıllarda Asya'yı Avrupa'ya bağlayan Orta Koridor ve Hazar havzası, Irak ve Doğu Akdeniz'i kapsayan enerji işbirliği girişimleri de dahil olmak üzere birçok stratejik projeyi desteklemiştir.
Analistler, Hürmüz çevresinde uzun süreli istikrarsızlığın İsrail ve bazı Körfez ülkeleri tarafından desteklenen rakip projeleri hızlandırabileceği ve potansiyel olarak bölgesel ekonomik güç dengesini değiştirebileceği konusunda uyarıyor.
Koordineli sabotaj planlarına ilişkin iddiaları destekleyen hiçbir resmi kanıt ortaya çıkmamış olsa da, artan jeopolitik belirsizlik halihazırda bölge genelinde enerji hesaplamalarını yeniden şekillendiriyor.
Ankara için kriz sadece bir güvenlik meselesi değil, aynı zamanda ülkenin hakim bir bölgesel enerji ve lojistik merkezi olma yönündeki uzun vadeli hedeflerine de doğrudan bir meydan okuma haline geliyor.
Kaynak: HalkTV

Yorumlar kapalı.