TCMB politika faizini %50'de tutuyor.
TCMB, Mayıs ayı PPK toplantısında politika faizini geçen ay olduğu gibi beklentilere paralel olarak %50 seviyesinde değiştirmedi.
TCMB, faiz artırımlarının devamı için kapıyı açık tutmaya devam ediyor. Ekteki açıklama geçen ayki açıklamamıza çok benziyor ve beklentilerimizle tamamen örtüşüyor. Özellikle TCMB, enflasyon risklerine karşı hassasiyetini koruyor ve “enflasyonda belirgin ve kalıcı bir bozulma olması durumunda para politikası duruşunun sıkılaştırılacağını” ifade ediyor. Bu nedenle TCMB'nin yeni faiz artırımlarına kapıyı açık bırakmaya devam edeceğini düşünüyoruz.
Türk lirasının sterilizasyonu için uygulanan tedbirler, faiz kararından daha anlamlıydı.
Bugünkü PPK toplantısında faiz kararından daha önemli olan, TCMB'nin TL likidite fazlasını sterilize etmek için atacağı olası adımlardı. Örneğin, açık piyasa işlemleri (APO) yoluyla izlenen sistemdeki likidite fazlasının dün itibarıyla 500 milyar TL'yi aştığı görüldü. Bunun sonucunda gecelik repo ve bankalararası faiz oranları Nisan sonundaki %53 seviyesinden %47 seviyelerine geriledi. TCMB'nin ek açıklamasında ilk olarak, “Türk lirası finansal varlıklara yönelik artan iç ve dış talepten kaynaklanan fazla likiditenin ilave tedbirlerle sterilize edileceği” ifadesiyle, TL likidite fazlasının sterilize edileceği taahhüdü yer alıyordu.
Bunu, döviz kredilerini kısıtlamanın yanı sıra, TL likidite fazlasının temizlenmesine yönelik çeşitli adımlar izledi. TCMB, fazla likiditeyi gidermek amacıyla tüm vadelerde TL mevduat ve döviz korumalı hesaplar için zorunlu karşılık (RR) oranlarını artırdı. Daha spesifik olarak, TL mevduat ve KKM hesaplarına uygulanan ZK oranı, kısa vadeli TL mevduatlarda (6 aya kadar vadeye kadar) %8'den %12'ye, uzun vadeli TL mevduatlarda (6 aydan uzun) %0'dan %8'e çıkarıldı. -ay vadeli), kısa vadeli KKM'de %25'ten %30'a, uzun vadeli KKM'de ise %10'dan %22'ye.
HSBC Araştırması: Türkiye'ye yönelik algı yine olumlu
Bir diğer önemli önlem ise döviz kredilerine aylık yüzde 2 oranında büyüme limiti getirilmesi ve bunun aşılması durumunda bir yıl süreyle RR blokajının uygulanması oldu. Artan TL fonlama maliyetlerinin firmaların YP borçlanmaya yönelmesine yol açtığını, bunun da YP kredilerin aylık bazda +%6 ve yılbaşından bu yana +%15 arttığını unutmayın. Dolayısıyla TCMB'nin döviz kredilerini sınırlandırma kararı bizim açımızdan makul olup hem büyümeyi sınırlamayı hem de ileriye dönük olası finansal riskleri önlemeyi amaçlamaktadır. Ayrıca TCMB, döviz korumalı hesaplardan TL mevduata dönüşüm hedeflerine ilişkin çeşitli düzenlemeler duyurdu.
TL varlıklara olan ilginin devam etmesi, (kısa vadede) TL likidite fazlasının devam etmesine neden olabilir.
TL mevduatlara yönelik ZK artışları sistemden önemli miktarda likidite çekecektir. Ancak bu arada, TL varlıklara olan ilgi (hem yurt dışı yerleşiklerin hem de yerli halkın) gücünü koruyor. TCMB'nin bugün açıkladığı verilere göre, Mart sonu itibarıyla -65,5 milyar ABD doları olan TCMB'nin swap hariç net rezervleri, geçtiğimiz hafta (17 Mayıs haftası) 9 milyar ABD doları artarak -14,8 milyar ABD dolarına ulaştı. Bu haftanın analitik bilançosundaki üç günlük verilere ve TCMB'nin swap pozisyonuna dayanarak, 7 milyar dolarlık ek bir iyileşme tahmin ediyoruz. Özetle, TL varlıklara olan ilginin devam etmesi, kısa vadede TL likidite fazlasının devam etmesine neden olabilir. Bu, daha fazla RR artışını veya daha uzun vadeli sterilizasyon aletlerini gerektirebilir. Bununla birlikte, TCMB'nin döviz alımından kaçınması halinde döviz kuru üzerinde aşağı yönlü baskının arttığını gözlemleyebiliriz.
Yazan: Serkan Gönencler, Baş Ekonomist, Gedik Yatırım
REAL TURKEY'de İngilizce YouTube videolarımızı takip edin: https://www.youtube.com/channel/UCKpFJB4GFiNkhmpVZQ_d9Rg
Ve Twitter'daki içerik: @AtillaEng
Facebook: Gerçek Türkiye Kanalı: https://www.facebook.com/realturkeychannel/

Yorumlar kapalı.