Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), hem fikir birliği hem de çağrımız doğrultusunda politika faizini değiştirmeyerek yüzde 50'de tuttu. Faiz koridorunun üst bandı ve alt bandı da (sırasıyla %53 ve %47) yatay kaldı.
TCMB, açıklamasında bir kez daha parasal sıkılaştırmanın gecikmeli etkilerini gerekçe olarak göstermiş, sıkılaşma eğilimini koruyarak ileriye yönelik yönlendirmesini sürdürmüş, enflasyon görünümünün gerektirmesi halinde ilave artırımlara da kapıyı açık bırakmıştır. Merkez Bankası, PPK'nın enflasyon risklerine karşı son derece dikkatli olmaya devam edeceğini bir kez daha ifade ederek, temel enflasyon eğiliminde önemli ve sürekli bir düşüş görülene ve enflasyon beklentileri tahmin aralığına yakınlaşana kadar faiz oranlarını daha uzun süre yüksek tutacağına söz verdi.
TCMB'ye göre politika faizindeki değişimin finansal koşullara aktarımı şu iki koşulun gerçekleşmesi durumunda güçlenecek: 1) Politika faizinden TL mevduat faizine aktarım güçlendirilecek, 2) kredi büyümesinde istikrar sağlanacak. Bu kapsamda Merkez Bankası geçtiğimiz ay zorunlu karşılık oranlarında artış, zorunlu karşılık ücretlerinde düzenleme, döviz kredilerinde yüzde 2 büyüme limiti getirilmesi ve mevduat dönüşüm hedeflerinde ince ayar yapılması gibi çeşitli aksiyonlar açıklamıştı. Haziran ayındaki toplantısında likidite yönetimi odağında kalırken, MB ek bir adım atmadı.
Haziran ayında dikkatimizi çekecek birkaç alan:
Öncelikle APİ finansmanı, geçici olarak negatif seviyelere kaysa da Bayram tatili sonrasında pozitife döndü. Bu arada, Haziran ayında oldukça dalgalı olan ve politika faizinin altında seyreden ON bankalararası faiz oranı, son dönemde yeniden %50'nin üzerine çıktı. TCMB aynı zamanda döviz swapları yoluyla sağlanan TL fonlamayı da (26 Haziran itibarıyla 5 milyar ABD dolarına) Mayıs ayı sonundaki 20 milyar ABD Doları seviyesinden düşürdü. Ayrıca Merkez Bankası'nın yüksek faiz oranı ve sıkı likidite politikasının mevduat faizlerini ve dolarsızlaşmayı desteklediğini de not ediyoruz.
Merkez bankasının geçen ayki eylemlerinin ardından mevduat faizleri istikrara kavuşmuş görünüyor; bir ila üç ay vade aralığı Haziran ayında şu ana kadar %60-61 civarındaydı. Son olarak, kredi tarafında kredi büyüme hızı önemli ölçüde yavaşlarken, 14 Haziran haftasındaki toparlanmanın (kredi kartları nedeniyle) Bayram harcamaları nedeniyle geçici olması muhtemel. Bu zemin, daha fazla eylem ihtiyacını azaltıyor gibi görünüyor.
Son olarak makro görünümün değerlendirilmesine ilişkin olarak:
MB, enflasyon risklerinin yüksek düzeydeki hizmet enflasyonu ve yapışkanlığı, enflasyon beklentileri, jeopolitik gelişmeler ve gıda fiyatlarından kaynaklandığını görmeye devam ediyor. Aylık enflasyonun ana eğilimindeki iyileşme ise Mayıs ayında geçici olarak durakladı. TCMB'nin değerlendirmesine göre iç talepte hâlâ enflasyonist seviyelerde olsa da yavaşlama kaydedildi. Yurt içi talebin yavaşlaması, liradaki reel değerlenme ve enflasyon beklentilerindeki iyileşme ile bu yılın ikinci yarısında enflasyondaki düşüşe destek olacak.
Genel olarak, Merkez Bankası enflasyon görünümüne odaklanmaya devam ederek ihtiyatlı kalmaya devam etti
Son zamanlarda, harcamaları kısma ve fiyatlar üzerinde baskı yaratmadan gelir artırıcı eylemlere yönelik çabaların artmasıyla birlikte mali konsolidasyon sinyalleri de var. Mali taraftaki ayarlamaların enflasyonla mücadele sürecini destekleyici olması beklenirken, para politikası yakın vadede kilit rol oynamaya devam edecek.
REAL TURKEY'de İngilizce YouTube videolarımızı takip edin: https://www.youtube.com/channel/UCKpFJB4GFiNkhmpVZQ_d9Rg
Ve Twitter'daki içerik: @AtillaEng
Facebook: Gerçek Türkiye Kanalı: https://www.facebook.com/realturkeychannel/

Yorumlar kapalı.