PA Türkiye

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Hükümet yanlısı Hürriyet Yazarı Fatih Çekirge, ABD'nin İran'a yönelik saldırılarının ardından dünyanın gücün adaletten ağır bastığı bir döneme girdiğini savunuyor. Başkan Donald Trump'ın liderlik tarzını diplomasiden çok kaba kuvvete dayalı olarak çerçeveleyen Çekirge, Türkiye için dört temel soruyu ana hatlarıyla ortaya koyuyor: göç riski, ekonomik etkiler, olası savaşın yayılması ve Washington'un gerçek hedefinin rejim değişikliği mi yoksa İran'ın uzun vadede askeri açıdan bozulması mı olduğu.

Yazar Fatih Çekirge


“Bu Ruh Halini İzleyin”

Fatih Çekirge, yorumuna, rahatsız edici küresel zihniyet olarak tanımladığı durumla ilgili bir uyarıyla başlıyor.

Hakkında yazdığını hatırlıyor Donald Trump Çekirge'ye göre, kaba kuvvete ve dövüşe olan hayranlığın sembolü olan bir UFC şampiyonası etkinliğinin kafesi içinde liderliğini kutluyor. Bu tür imgeleri benimseyen bir liderin, diplomasiden ziyade güce dayalı bir dünya görüşünü yansıttığını savunuyor.

Çekirge, ABD'nin Tahran'ı vurmasıyla birlikte uyardığı anın geldiğini söylüyor: Adaletin değil, gücün yönettiği bir dünya.


Çekirge, Tahran'a bombalar düşmeye başlayınca Türkiye'de de acil soruların ortaya çıktığını yazıyor. Bunları bencil kaygılar olarak değil, meşru ulusal çıkarlar olarak çerçeveliyor.


1) Göç Dalgası Olacak mı?

İlk endişe İran'dan kitlesel bir göçün Türkiye sınırlarına ulaşıp ulaşamayacağıdır.

Çekirge, Savunma Bakanı'na sorduğunu hatırlıyor Yaşar Güler bu olasılık hakkında. Güler'in şunları söylediği öğrenildi:

“Önlem alıyoruz. Tamamen hazırlıklıyız. Kış şartları ve sınır bölgesindeki yoğun kar yağışı, büyük çaplı göçü şu anda pek mümkün kılmıyor.”

Türkiye'nin doğu sınırında, özellikle Van'ın Başkale ilçesindeki 6'ncı Hudut Tugayı gibi bölgelerde denetim ve güvenlik önlemlerinin yoğunlaştırıldığı bildirildi. Geçtiğimiz yıl İran sınırında binlerce yasa dışı geçiş engellendi.

Çekirge, İran ile Suriye arasında psikolojik bir ayrıma da dikkat çekiyor. İç savaş sırasındaki Suriyelilerin aksine, birçok İranlı yurt dışına kaçmak yerine kendi rejimiyle içeride yüzleşmeyi tercih edebiliyor.

Ankara Uzun Süreli İran Savaşına Hazır mı?


2) Ekonomik Etkisi Ne Olacak?

İran, Türkiye'ye yılda ortalama 5 milyon turist gönderiyor.

Sadece 2025 yılında Van'a yaklaşık 750 bin İranlı ziyaretçi geldi. Trabzon, Erzurum, Kars ve Gaziantep gibi şehirler de İran turizminden önemli ölçüde yararlanıyor.

Uzun süreli bir savaş şunları yapabilir:

Çekirge, turizmin ötesinde, küresel petrol fiyatlarındaki olası artışların Türkiye'nin enerji ithalat faturası üzerinde baskı oluşturabilecek risklerine de dikkat çekiyor.

Ayrıca Körfez ülkelerindeki Türk kurumsal yatırımlarına da dikkat çekiyor. Çatışmanın büyümesi veya İran'ın Körfez ülkelerini hedef almaya devam etmesi durumunda Türk firmalarının yer aldığı projelerde gecikmeler yaşanabilir.


3) Savaş Türkiye'ye de sıçrayabilir mi?

Gerilimin tırmandığı ilk saatlerde İran'ın Bahreyn, Katar, BAE ve Kuveyt'teki ABD üslerini hedef aldığı bildirildi.

Çekirge, İran'ın Türkiye'ye doğrudan saldırmasının pek mümkün olmadığını savunarak, Ankara'nın barış çabalarına ve İsrail saldırılarına yönelik eleştirilerine dikkat çekti.

Ancak gizli istikrarsızlaştırma girişimleri de dahil olmak üzere provokasyon olasılığını gündeme getiriyor. Türk istihbarat servislerinin tüm senaryoları değerlendirdiğini öne sürüyor.


4) Asıl Hedef Rejim Değişikliği mi, yoksa İran'ı 30 Yıl Geriye mi Götürmek?

Trump rejim değişikliğine destek sinyali verirken Çekirge, Washington'un gerçek hedefinin İran'ın nükleer ve taktiksel askeri kapasitesini yok etmek olup olmadığını sorguluyor.

Stratejik amacın, demokratik reformları teşvik etmek yerine İran'ın savunma sanayini onlarca yıl geriye itmek olabileceğini savunuyor.

Böyle bir sonuç muhtemelen İsrail, Suudi Arabistan ve Körfez ülkeleri de dahil olmak üzere İran'ı tehdit olarak gören ülkelere güven verecektir.

Çekirge, ABD müdahalesinin öncelikle İran'ın insan haklarına ilişkin kaygılardan kaynaklandığı yönündeki şüphelerini dile getiriyor.


Çekirge'ye göre olası bir diğer hedef de İran'ın bölgesel vekil güçlerini zayıflatmak:

  • Irak'ta Haşdi Şabi

  • Yemen'deki Husiler

  • Lübnan'daki Hizbullah

İran'ın bu gruplara verdiği desteğin azaltılması bölgesel güç dengelerini yeniden şekillendirecektir.

Jeopolitik risklerin merkezinde iki kritik baskı noktası yer alıyor: her ikisi de dünya tedarik zincirleri için hayati önem taşıyan küresel petrol piyasaları ve Hürmüz Boğazı.


Son Uyarı

Çekirge, İran'ın misillemesinin etkili olması durumunda ABD'nin çok daha ağır saldırılarla karşılık verebileceği sonucuna varıyor.

Durum geliştikçe, Türkiye'nin sadece askeri gelişmelere karşı değil, ekonomik ve siyasi dalgalanma etkilerine karşı da tetikte kalması gerektiğini öne sürüyor.

PA Türkiye, Türkiye gözlemcilerini farklı görüş ve görüşlerle bilgilendirmeyi amaçlamaktadır. Web sitemizdeki yazılar mutlaka yayın kurulumuzun görüşünü temsil etmeyebilir veya onay anlamına gelmeyebilir.

İngilizce YouTube kanalımızı takip edin (REAL TURKEY):
https://www.youtube.com/channel/UCKpFJB4GFiNkhmpVZQ_d9Rg

Twitter: @AtillaEng
Facebook: Gerçek Türkiye Kanalı: https://www.facebook.com/realturkeychannel/

PA Türkiye

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

Yorumlar kapalı.