Türkiye ekonomi yönetiminin bir sonraki seçim dönemine kadar sıkı maliye ve para politikalarını sürdürmesi beklenirken, iktidardaki AKP'lilerin büyük ücret artışlarının ve kredi genişlemesinin erteleneceğini ve yalnızca seçim öncesi teşvik paketinin bir parçası olarak uygulanacağını öne sürmesi bekleniyor. Bütçe görüşmelerinden gelen sinyaller kemer sıkma politikalarının en azından 2026 ortasına kadar devam edeceğini gösteriyor.
Yazar Nuray Babacan
Kemer sıkma önlemleri devam edecek, ücretler askıya alınacak
Siyasi ve ekonomik kaynaklara göre, Hazine ve Maliye Bakanlığı'nda meclis bütçe görüşmeleri sırasında yapılan görüşmeler, hükümetin yakın vadede asgari ücret ve emekli maaşlarında anlamlı artışlardan kaçınacağı yönündeki beklentileri güçlendirdi.
Kapalı kapılar ardında ekonomi yönetimindeki hakim görüş, kemer sıkma politikalarının olası bir seçim penceresi yaklaşana kadar yürürlükte kalacağı yönünde. Üst düzey bir ismin, “seçim döneminde seçmeni teşvik etmek amacıyla atılacak her taş atılacak” dediği aktarıldı.
Haziran 2026'ya Sabitlenmiş Planlama
İktidar partisi kaynaklarına göre ekonomik planlama şu anda Haziran 2026'ya sabitlenmiş durumda ve enflasyon hedefleri siyasi değerlendirmelerin önüne geçiyor. Yetkililer, bu hedeflere ulaşmanın katı mali disiplin gerektirdiğini söylüyor.
Siyasi baskı küçük ayarlamaları zorunlu kılsa bile, ekonomi ekibinin ücretler ve emekli maaşlarında kendi deyimiyle “orantısız artışlara” direnmesi bekleniyor. Bu tutumun halihazırda seçmen hoşnutsuzluğuyla mücadele eden AKP'li siyasileri rahatsız ettiği bildiriliyor.
Pazarlık Edilemez Olarak Görülen Yasadışı Finansmana Darbe
Yasadışı bahis ağlarını, kayıt dışı ekonomiyi ve kara para aklamayı hedef alan son dönemdeki bazı yaptırım kampanyaları, Hazine Müsteşarlığı ve Türkiye Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tarafından yürütülen müzakere edilemez adımlar olarak tanımlanıyor.
Yetkililer, Türkiye'nin uluslararası duruşuna ve FATF'in gri listesine geri dönme riskine ilişkin endişelerini dile getiriyor. İçeridekilere göre yurtdışındaki itibar kaybı, yurt içindeki siyasi maliyetleri haklı çıkaracak kadar ciddi görülüyor.
Kamu Harcama Talepleri Reddedildi
Bakanlıkların ve kamu kurumlarının direnişine rağmen kamu harcamalarındaki kemer sıkma politikası hâlâ yürürlükte. Bakanlıklar tarafından iletilen bütçe artış taleplerinin, önceki yılın ödeneklerinden %5 oranında azaltılarak tekliflerin yeniden sunulmasına ilişkin talimatlarla birlikte geri döndüğü bildirildi.
Parti yetkilileri, agresif vergi uygulamalarının düşük gelirli gruplara ve küçük esnafa orantısız bir yük getirdiği yönündeki endişelerini ilettiklerini söylüyor. Dahili uyarıların ardından küçük işletmeler üzerindeki baskının bir miktar hafifletildiği bildirildi.
Seçim Dönemi Dönüm Noktası Olarak Görülüyor
AKP çevrelerinde mali kısıtlamaların ancak ülke resmi seçim dönemine girdikten sonra gevşetileceği yönünde görüş birliği var. Parti içindekiler en geç Kasım 2027'ye kadar olası bir erken seçime işaret ediyor.
Böyle bir oylama öncesinde hükümetin, sübvansiyonlu konut ve otomobil kredilerini, asgari ücret ve emekli maaşlarındaki artışları ve kamu sektörü çalışanlarının ücret artışlarını içerebilecek geniş bir “seçim paketi” sunması bekleniyor.
Şimşek'in Geleceğine İlişkin Spekülasyonlar
AKP'li bazı isimler, seçim odaklı harcamaların mevcut ekonomik programı baltalaması durumunda, Ortodoksluğu ve mali disiplini savunan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la yollarını ayırabileceğini düşünüyor.
Parti içinden bir kaynak, “Şimşek ve ekibi partiyi güvenli bir şekilde seçim barajına yönlendirmeyi başarırsa, biriktirilenleri harcama zamanı geldiğinde rollerinin sona erebileceğini savunanlar var” dedi.
Enflasyon Tartışması Yeniden Alevlendi
Bütçe görüşmeleri aynı zamanda resmi enflasyon rakamlarına ilişkin tartışmaları da yeniden alevlendirdi. Şimşek, 2022'de yüzde 85'e ulaştığını söylediği enflasyonun 2025'te yüzde 31 civarına düşmesinin beklendiğini belirtti.
Eleştirmenler, Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) yüzde 64'lük bir zirve bildirdiği dönemde hükümetin resmi olarak yüzde 85'lik bir enflasyon oranını kabul etmediğini, ENAG'daki bağımsız ekonomistlerin ise enflasyonun yüzde 134 gibi yüksek bir tahminde bulunduğunu belirtiyor. Muhalefet figürleri, tutarsızlığın veri güvenilirliği konusunda uzun süredir devam eden endişelerin altını çizdiğini öne sürüyor.
Asgari Ücret Vergi Muafiyeti Eleştirildi
Bir diğer parlama noktası ise hükümetin asgari ücret vergisi muafiyetini büyük bir toplumsal kazanç olarak sunmasıydı. Şimşek, muafiyetten vazgeçilen vergi gelirinin (1.092 trilyon lira) 2026 yılında toplam vergi harcamalarının yaklaşık üçte birini oluşturacağını vurguladı.
Eleştirmenler, meseleyi yalnızca mali terimlerle çerçevelemenin, gelirleri açlık eşiğinin çok altında kalan asgari ücretlilerin karşı karşıya olduğu gerçeği göz ardı ettiğini ve “insanlık dışı” ekonomik perspektif olarak tanımladıkları durumu yansıttığını ileri sürüyor.
Yazar: Nuray Babacan
Kaynak: Nefes
PA Türkiye, Türkiye gözlemcilerini farklı görüş ve görüşlerle bilgilendirmeyi amaçlamaktadır. Sitemizde yer alan yazılar mutlaka yayın kurulumuzun görüşünü temsil etmeyebilir veya onay anlamına gelmeyebilir.
İngilizce YouTube kanalımızı takip edin (REAL TURKEY):
https://www.youtube.com/channel/UCKpFJB4GFiNkhmpVZQ_d9Rg
Twitter'da: @AtillaEng
Facebook: Gerçek Türkiye Kanalı: https://www.facebook.com/realturkeychannel/

Yorumlar kapalı.