Çiğdem Toker ufuk açıcı çalışmasında, Devletin Çebinden: Büyük Simbiyoz (Devletin Cebinden: Büyük Simbiyoz) devletin sistematik silahlandırılmasını inceliyor. Kamu-Özel Ortaklığı (PPP) Ve Yap-İşlet-Devret (YİD) Türkiye'deki modeller, bu yapıların iktidar ve seçkin sermaye grupları arasında nasıl bir “siyasi simbiyoz” yarattığını, özel karları korurken büyük mali riskleri kamunun üzerine yüklediğini ortaya koyuyor.
Devlete “Sıfır Maliyet” Yanılsaması
Türkiye'nin devasa altyapı projelerinin (köprüler, tüneller, havalimanları) temel propaganda aracı “devletin cebinden tek kuruş çıkmayacağı” iddiası oldu. Toker'in araştırması bu efsaneyi yerle bir ediyor. İlk finansmanı özel sektör sağlarken, devlet de sağlıyor devlet garantileri yabancı para biriminde (USD veya EUR).
Bu garantiler şunları kapsar:
-
Minimum kullanım seviyeleri: Gerçek sayılar yetersiz olsa bile, garanti edilen sayıda araç, yolcu veya hasta için ödeme yapılması.
-
Döviz kuru oynaklığı: Ödemeler dövize sabitleniyor, yani Türk Lirası değer kaybettikçe kamu borcu geometrik olarak artıyor.
-
Maliyet artışları: İnşaat maliyetlerindeki herhangi bir artış genellikle sözleşme değişiklikleri yoluyla devlet tarafından karşılanır.
“Büyük Simbiyoz”: Siyasi ve Finansal Döngü
Toker biyolojik kavramı tanıtıyor simbiyoz Hükümet ile belirli bir grup inşaat holdingi arasındaki ilişkiyi tanımlamak. Bu ilişkide:
-
Şirketler devlet tarafından garanti edilen, onlarca yıl boyunca enflasyona dayanıklı gelir akışları elde ederek iş risklerini sıfıra yakın bir düzeye indiriyorlar.
-
Siyasi Otorite bu mega projeleri büyük “ilerleme” ve “hizmet” (propaganda) gösterileri olarak kullanarak siyasi uzun ömürlülüğü güvence altına alıyor.
-
Finansman Genellikle uluslararası krediye bağlıdır, ancak devlet nihai garantör olarak hareket eder ve gelecekteki vergi gelirlerini etkili bir şekilde ipotek altına alır.
Bu, siyasi rejimin hayatta kalmasının bu şirketlerin mali sağlığıyla ayrılmaz bir şekilde bağlantılı hale geldiği, kendi kendini idame ettiren bir döngü yaratıyor.
“Ticari Gizlilik” Kalkanı
Toker'in en lanetli ifşaatlarından biri, “ticari gizlilik” parlamento ve kamu gözetimini devre dışı bırakmak. Milletvekilleri veya Sayıştay üyeleri bu sözleşmelerin spesifik şartlarını sorduklarında sıklıkla bilgilerin “ticari sır” olduğu için paylaşılamayacağı yanıtıyla karşılaşıyorlar.
Toker şunu savunuyor bir devletin kamu hizmetlerine ilişkin ticari sırları olamaz. Kamu vergi güvencesi kullanılarak kamu için köprü yapılıyorsa o anlaşmanın şartları kamuya aittir. Devlet, bu sözleşmeleri gizleyerek, özel şirketlere tanınan, işletme sürelerinin gizlice uzatılması veya ilk ihale aşamasında hiç bahsedilmeyen garanti tutarlarının artırılması gibi büyük avantajları gizlemektedir.
BIST 100 ve Makroekonomik İstikrara Etkisi
Kurumsal yatırımcılar ve takip edenler için Borsa İstanbul (BIST)Bu “sembiyoz” iki ucu keskin bir kılıcı temsil ediyor. İlgili holdingler (yerel siyasi söylemde genellikle “Beşli Çete” olarak anılırlar) Türk ekonomisinin önemli oyuncuları olsa da, devlet destekli garantilere güvenmeleri kırılgan bir mali ortam yaratıyor.
-
Mali Sürükleme: Yıllık yüz milyarlarca lirayı bulan bu garantilere ayrılan bütçe, eğitim, sağlık ve Ar-Ge alanlarındaki diğer temel kamu harcamalarını gölgede bırakıyor.
-
Döviz Basıncı: Devletin sürekli olarak USD/EUR cinsinden garanti ödemesi ihtiyacı, Merkez Bankası rezervleri ve liranın değeri üzerinde sürekli bir baskı oluşturuyor.
-
Meritokrasinin Çöküşü: Sözleşmelerin birkaç elde yoğunlaşması, daha geniş özel sektör rekabetini ve teknolojik yeniliği caydırıyor.
Şeffaflığa Giden Yol
Toker, bu projelerin bir gecede “millileştirilmesinin” hukuki açıdan karmaşık olduğunu, çünkü bunların uluslararası finans mekanizmalarına bağlı olduğunu kabul ediyor. Ancak birkaç acil reform yapılması konusunda ısrar ediyor:
-
Yasal Denetimler: Mevcut sözleşmelerin kamu yararına uygun hale getirilmesi için yeniden değerlendirilmesi.
-
Şeffaflık Talimatları: Kamu hizmeti sözleşmelerinde “ticari gizlilik” bahanesinin kaldırılması.
-
Bütçe Dürüstlüğü: Uzun vadeli PPP yükümlülüklerini “bilanço dışı” kalemler olarak saklamak yerine ulusal bütçede açıkça listelemek.
PA Türkiye, Türkiye gözlemcilerini farklı görüş ve görüşlerle bilgilendirmeyi amaçlamaktadır. Web sitemizdeki makaleler mutlaka yayın kurulumuzun görüşünü temsil etmeyebilir veya onay olarak değerlendirilmeyebilir.
İngilizce YouTube kanalımızı takip edin (REAL TURKEY):
https://www.youtube.com/channel/UCKpFJB4GFiNkhmpVZQ_d9Rg
Twitter'da: @AtillaEng
Facebook: Gerçek Türkiye Kanalı: https://www.facebook.com/realturkeychannel/

Yorumlar kapalı.