Hükümete yakın iş dünyası derneği MÜSİAD Başkanı Burhan Özdemir, Türkiye'nin fiyatlama sistemini eleştirdi ve enflasyonla mücadeleye yönelik yapısal reformlar yapılması çağrısında bulundu. Yüksek finansman maliyetlerinin, düzensiz fiyat dağılımının ve atıl sanayi kapasitesinin üretim üzerinde baskı yarattığı konusunda uyardı ve ekonomi bakanlıkları arasında koordineli politika eylemi çağrısında bulundu.
“Türkiye’de Maliyete Dayalı Fiyatlandırma Yok”
Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Başkanı Burhan Özdemir, Türkiye'de fiyatlandırma mekanizmalarının etkin bir şekilde denetlenmediğini ve maliyet esaslı bir fiyatlandırma sisteminin işletilmediğini söyledi.
Özdemir, gazeteci Şehriban Kıraç'a verdiği röportajda, “İnsanlar bir kilogram dondurma üretmenin maliyetini bile sormuyorlar” dedi. “Aynı çayı bir yerde 500 liraya, diğerinde 5 liraya içmek normal değil. Dünyanın hiçbir yerinde bu kadar fiyat farkı yok. Ancak bu açığı giderecek anlamlı bir inceleme ve çalışma da yok.”
Yetkililerin temel malların maliyet yapısını sistematik olarak analiz etmesi gerektiğini savundu ve şunu ekledi: “Neden basit bir tabak pirincin maliyetini araştırmıyoruz?”
Enflasyonla Mücadelede Yapısal Sorunlar
Özdemir, Türkiye'nin enflasyonla mücadelenin yalnızca sıkı para politikası ve merkez bankası tedbirleriyle mümkün olduğu aşamanın ötesine geçtiğini söyledi.
Ona göre, son iki ila üç yıldır uygulanan sıkı para politikası, seçim öncesi maliyet çarpıklıklarının ve spekülatif “köpüğün” ortadan kaldırılmasına yardımcı olsa da, daha fazla kemer sıkma ve kredi kısıtlamaları yeterli olmayacak. Enflasyonun doğası gereği giderek daha yapısal hale geldiğini belirtti.
Mal ve emtia enflasyonunun düşmesine rağmen kira ve gıda fiyatlarının sabit kaldığını kaydetti. Kalıcı bir çözümün Sanayi, Tarım, Ticaret, Hazine ve Maliye bakanlıkları arasında koordineli hareket edilmesi gerektiğini söyledi.
Yıl sonu enflasyonunun yüzde 23 ile yüzde 25 arasında gerçekleşmesini bekleyen Özdemir, Ramazan ayında mevsimsel etkiler nedeniyle Şubat verilerinin yüksek kalabileceği uyarısında bulundu.
Türkiye Otomobil İhracatı Pazar Büyümesine Rağmen Ocak Ayında Düştü
Finansman Maliyetleri Şirketleri Sıkıştırıyor
Özdemir, işletmelerin karşılaştığı en büyük zorluğun yüksek finansman maliyetleri olduğunu vurguladı. Krediye erişim teknik olarak mümkün olsa da borçlanma maliyetlerinin yüksek olduğunu söyledi.
Ayrıca halka arz yoluyla finansman arayan şirketlerin son dönemdeki artışını da sorgulayarak, halka arzlara güvenmenin sürdürülebilir bir çözüm olmadığını öne sürdü.
Aynı zamanda, geçici mali sıkıntı yaşayan üretken firmaları korumak için destek mekanizmaları çağrısında bulunurken, düşük operasyonel hacmi olan ancak yüksek ciroya sahip şirketlerin daha yakından incelenmesi çağrısında bulundu.
Türkiye Tarımsal Üretici Fiyatları Ocak Ayında Yıllık Yüzde 43 Arttı
Sanayide Atıl Kapasite
MÜSİAD Başkanı, Türkiye genelinde birçok fabrikanın tam kapasitenin altında çalıştığı uyarısında bulundu. Mevcut kapasite tam olarak kullanılmadan yeni yatırımlara öncelik verilmemesi gerektiğini söyledi.
Özdemir, “Aynı ürünü üretmek için birden fazla fabrika kurmak kaynak israfına yol açar” diyerek, devlet gözetiminde daha stratejik yatırım planlaması yapılması gerektiğini savundu.
He also pointed to the declining share of industry in national income and emphasized the importance of industrial employment and supporting skilled white-collar engineers.
Hükümet Yanlısı Çevrelerden Eleştiri
Özdemir'in sözleri, geleneksel olarak hükümet yanlısı çevrelerin ekonomi yönetimine yönelik daha geniş çaplı eleştirilerinin olduğu bir dönemde geldi.
Hükümete yakın Yeni Şafak gazetesi daha önce Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'i sıkı para politikası nedeniyle eleştirmiş, iş dünyasının faiz oranlarının düşürülmesi ve krediye erişimin kolaylaştırılması yönündeki taleplerini vurgulamıştı.
Gazetedeki yorumlarda mevcut politikaların enflasyona ve mali spekülasyona katkıda bulunduğu öne sürüldü. Gözlemciler, gazetenin sert üslubunun, yüksek faiz oranlarının ve kur dalgalanmalarının Albayrak Grubu'na bağlı şirketler üzerindeki etkisine bağlandığını belirtti.
Daha Geniş Etkiler
Özdemir ayrıca Çin'in otomotiv, çelik ve elektronik gibi sektörlerde artan hakimiyetine dikkat çekerek, yapısal sanayi politikalarının benimsenmemesinin Türkiye'nin imalat tabanını zayıflatabileceği uyarısında bulundu.
Onun yorumları, özellikle enflasyonun yüksek kalması ve finansman maliyetlerinin reel ekonomi üzerinde baskı yaratmaya devam etmesi nedeniyle, mevcut makroekonomik politikaların sürdürülebilirliği konusunda hükümet yanlısı iş çevrelerinde artan tartışmanın altını çiziyor.
PA Türkiye, Türkiye gözlemcilerini farklı görüş ve görüşlerle bilgilendirmeyi amaçlamaktadır. Web sitemizdeki makaleler mutlaka yayın kurulumuzun görüşünü temsil etmeyebilir veya onay olarak değerlendirilmeyebilir.
İngilizce YouTube kanalımızı takip edin (REAL TURKEY):
https://www.youtube.com/channel/UCKpFJB4GFiNkhmpVZQ_d9Rg
Twitter: @AtillaEng
Facebook: Gerçek Türkiye Kanalı: https://www.facebook.com/realturkeychannel/

Yorumlar kapalı.