Mehmet Şimşek: “Kırılganlıkları Yönetilebilir Olarak Görüyoruz”

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, artan jeopolitik risklere rağmen ülkenin ekonomik kırılganlıklarının “yönetilebilir” düzeyde kaldığını belirterek, Türkiye'nin devam eden ekonomik programıyla dış şoklara karşı dayanıklılığını güçlendirdiğini vurguladı. Uluslararası Ekonomi Zirvesi'nde konuşan Şimşek, enerji piyasası risklerine, küresel parçalanmaya ve bölgesel çatışmaların olası etkilerine dikkat çekerken, Türkiye'nin mali pozisyonunun ve politika esnekliğinin arttığının altını çizdi.


Şimşek, Jeopolitik Şokların Kalıcı Etkisi Konusunda Uyardı

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, savaşların diğer şok türlerine göre çok daha kalıcı ve ağır ekonomik sonuçlar yarattığını belirterek, mevcut jeopolitik ortamın küresel ekonomi için önemli riskler oluşturduğuna dikkat çekti.

Sapanca'da düzenlenen Uluslararası Ekonomi Zirvesi'nin (UEZ 2026) açılışında konuşan Şimşek, Orta Doğu'da devam eden çatışmayı, özellikle küresel enerji piyasalarına etkisi nedeniyle “büyük bir şok” olarak nitelendirdi.

He pointed to the strategic importance of the Strait of Hormuz, noting that it is a critical transit route not only for oil but also for natural gas and fertilizers, amplifying the scale of potential disruptions.

TCMB Zararı: 2025'te 1,06 Trilyon TL Açık Rekoru


“Kırılgan Bir Ateşkes” ve Piyasadaki Oynaklık

Şimşek, bölgedeki mevcut ateşkesin kırılganlığını sürdürdüğünü belirterek, finansal piyasaların bu belirsizliği şimdiden yansıtmaya başladığını ifade etti.

He noted that oil price increases have been more pronounced compared to previous crises, and warned that even if the ceasefire holds, both the global economy and Türkiye are likely to experience some degree of lasting damage.


Küresel Ekonomiyi Yeniden Şekillendiren Yapısal Değişimler

Şimşek, acil jeopolitik risklerin ötesinde, küresel ekonominin derin bir yapısal dönüşüm sürecinden geçtiğini vurguladı.

Bu geçişi şekillendiren birkaç temel gücün altını çizdi:

  • Ticaret savaşları ve artan parçalanma
  • Demografik değişimler
  • İklim değişikliği
  • Yapay zeka ve otomasyonun yıkıcı etkisi

Şimşek, bu gelişmelerin geçmiş ekonomik normlardan kalıcı bir kopuşa işaret ettiğini belirterek, “ne bölge ne de dünya eski durumuna dönmeyecek” dedi.


Türkiye'nin Ekonomik Dayanıklılığına Güven

Şimşek, son dönemde uygulanan ekonomi politikalarının ülkenin makroekonomik temellerini önemli ölçüde güçlendirdiğini öne sürerek, Türkiye'nin dış şoklara dayanma becerisine güvendiğini ifade etti.

Türkiye'nin 2025 yılında ticari gerilimler, bölgesel çatışmalar, kuraklık ve tarımsal don gibi birçok zorlukla karşı karşıya kaldığını ancak bunları büyük bir aksaklık yaşamadan atlatmayı başardığını hatırlattı.

Şimşek'e göre 2023 yılının ortasından bu yana uygulanan ekonomik program şöyle:

  • Güçlendirilmiş makroekonomik istikrar
  • Şoklara karşı daha güçlü tamponlar oluşturuldu
  • Geliştirilmiş genel dayanıklılık

Programın stres koşullarında etkili bir şekilde “kendini kanıtladığını” söyledi.


Enerjiye Maruz Kalmada Göreli Avantaj

Şimşek ayrıca Türkiye'nin Orta Doğu'daki enerji arz risklerine nispeten sınırlı düzeyde maruz kalmasının da önemli bir avantaj olduğuna dikkat çekti.

Türkiye'nin bölgeden petrole bağımlılığının minimum düzeyde olduğunu, İran'dan ise boru hatlarıyla doğalgaz ithalatının devam ettiğini ve şu ana kadar kesintiye uğramadığını kaydetti.

Bu düşük düzeydeki bağımlılık, çatışmanın daha da artması ve küresel enerji tedarik zincirlerinin bozulması halinde Türkiye'ye bir miktar izolasyon sağlayabilir.


Güçlü Mali Durum Politika Alanı Sağlıyor

Şimşek, mali disiplinin Türkiye'nin en güçlü dayanaklarından biri olduğunu vurguladı.

2023 depreminin ardından yapılan büyük harcamalara ve diğer yapısal maliyetlere rağmen bütçe açığının GSYİH'nın yüzde 3'ünün altına indiğini söyledi.

Karşılaştırıldığında, gelişmekte olan piyasalarda ortalama bütçe açığının yüzde 6'nın üzerinde olduğunu ve bu durumun Türkiye'yi nispeten daha güçlü bir konuma getirdiğini kaydetti.

Düşük kamu borcu ve kontrollü açıkların politika yapıcılara şoklara karşı manevra alanı sağladığını ekledi.


Cari Hesap Riski Temel Kırılganlık olmaya devam ediyor

Şimşek, cari açığın kritik bir kırılganlık alanı olmaya devam ettiğini kabul etti.

Artan petrol fiyatlarının bütçe açığını doğrudan artıracağını, çatışmanın da ticaret ve turizm gelirlerini etkileyebileceğini söyledi.

Ancak Türkiye'nin brüt dış finansman ihtiyacının önceki dönemlere göre düşük olmasının risklerin kontrol altına alınmasına yardımcı olduğunu vurguladı.

Cari açığın bir miktar artmasını bekliyoruz ancak bu kırılganlıkların yönetilebilir olduğunu düşünüyoruz” dedi.


Rezervler ve Piyasa İstikrarı

Şimşek, Türkiye'nin uluslararası rezervler açısından önemli tamponlar oluşturduğunu ve bunun da şokun ilk etkisini hafifletmeye yardımcı olduğunu söyledi.

Çatışmanın başlangıcında küresel risk iştahının azalması nedeniyle bir miktar sermaye çıkışı yaşanırken, ateşkes sonrasında akışların tersine dönmeye başladığını kaydetti.

Ayrıca yurt içi döviz talebinin sınırlı kaldığını, bunun da ekonomik programa olan güvenin devam ettiğini yansıttığını vurguladı.

Şimşek, “Rezerv yeterliliği açısından rahat bir durumdayız” dedi.


Görünüm: Değişken Küresel Ortamda Riskleri Yönetmek

Şimşek'in sözleri, artan küresel belirsizlik ortamında Türkiye ekonomisine yönelik temkinli bir iyimser görünümü yansıtıyor.

Enerji fiyatları, cari denge ve jeopolitik gerilimlerden kaynaklanan riskleri kabul ederken, artan politika güvenilirliğinin ve daha güçlü temellerin Türkiye'nin dış şoklarla başa çıkma yeteneğini artırdığının altını çizdi.


Kaynak: Uluslararası Ekonomi Zirvesi (UEZ 2026)

Mehmet Şimşek: “Kırılganlıkları Yönetilebilir Olarak Görüyoruz”

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

Yorumlar kapalı.